ONUR ÖZIŞIK YAZDI: ORLANDO HEPİMİZİ HAREKETE GEÇİRMELİ!

Orlando’da geçtiğimiz gece gerçekleşen katliamın ardından bir oturup düşünmemiz gerektiğini düşünenlerdenim. Apolitik bir jenerasyonun, agresif aktivizmden usanmış bir grubun mensubu olarak söylemek istediğim şeyler olduğunu farkettim.

Orlando hepimizin hanesine yapılmış bir tecavüz, belki de homofobinin sahaya inmiş en sert hali. Orta Doğu’da yaşayan her LGBT birey gibi, ben de hayatımın bazı noktalarında, çok iç dünyama girmese de homofobiden nasibini alanlardanım, bu kez olay biraz farklı, bu kez mevzu daha ciddi, bu kez hayatlarımızın ortasına yapılmış bir müdahale söz konusu. Peki ne yapmalıyız? Nasıl harekete geçmeliyiz?

Kimseyi aktivist olmaya zorlama niyetinde değilim, hele agresif aktivizmin ülkemizde pek de işlediğini düşünmeyenlerdenim. Geçtiğimiz yıl Onur Yürüyüşüne yapılan müdaheleden beri aslında kendi içimde bu sorunun cevabını aramaktayım. Kısıtlanan hayatlarımızın yanında özgürleşen dünyaya imrenerek bakmaktı, belki de kıskanmaktı biraz şahsımdaki durum. Dün gece haberleri okurken, yapılan yayınları izlerken bir şeyi farkettim, biz Türkiye’de ana akımda zannettiğimizden daha azız, daha küçüğüz.

Sahaya İnmeliyiz!

Ana akımda hazırlanan yayınlarda homofobinin ‘’H’’ sinin geçmemesi, sosyal medyada yapılan binlerce LGBT destekçisi paylaşımın yanı sıra öne çıkan nefret yüklü paylaşımlara sadece sosyal medyadan tepki verdiğimizi gördüm, aslında düşününce pek de bir şey yapmıyoruz.

Arkadaşım artık sahaya inmeliyiz. Artık Onur Yürüyüşünde dimdik yürümeliyiz, artık daha fazla ses çıkarmalıyız. Gerekirse agresifleşmeliyiz, gerekirse anlatmalıyız, eğitmeliyiz. Bize biz sahip çıkmadıkça kimsenin sahip çıkacağı yok. Dünya liderlerinin baş sağlığı dilediği, ülkelerinde homofobiye engel olmaya çalıştıkları bu günlerde bizim ülkemizde artan homofobi haksızlık değil mi? Burda biraz iğneyi kendimize batırmamız gerekiyor, varlığımız ve görünürlüğümüz yetersiz kalıyor.

Kerimcan Durmaz’ı taşlamak çözüm değil!

Dün Kerimcan Durmaz’ın Orlando ile ilgili paylaşımlara LGBT dünyasının verdiği tepkiyi de izledim. Kusura bakma arkadaşım ama beğenirsin ya da beğenmezsin, ancak Kerimcan Durmaz bu toplumda öne çıkan, sivrilen ve eşcinselliğini gizlemeyen ünlülerden biri, ve bu kişilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Şehir efsanesi olarak, eşcinsel olduğunu bildiğimiz, duyduğumuz, emin olduğumuz kaç ünlü bu çocuk kadar görünür ve arkasında duruyor? Şimdi bana da taş atacaksın, beni de kıskançlığınla savuracaksın, var savur, ancak bir şeyi de unutma sen görünür olmadıkça senin bayrağını ana akımda Kerimcan ve türevleri taşıyacak. Seni onlar temsil edecek, ve senin düşüncen değil, onun düşüncesi öne çıkacak!

Tam tersi, senden olanı sahiplenme zamanı. Kerimcan’ın da, beğenmediğin bloggerın da, şarkıcının da, sunucunun da arkasında durman gerek. Onların uyguladığı formülü bir şekilde kendi hayatına uygulayıp, kıyısından köşesinden senin de görünür olma zamanın geldi. Senin kendi benzerine uyguladığın nefret sürdükçe, ana akımın sana uygulayacağı nefret dinmeyecek, tam tersi artarak seni tehdit edecek.

Orlando bir soykırım! Harekete Geçmeliyiz!

Evet Orlando’da yaşananlar bir soykırım. Bizleri tehdit olarak gören bir düşünce yapısının can bulmuş hali de diyebiliriz. İşte tam da bu yüzden artık birleşmeliyiz, artık herkesin desteğini tam anlamıyla ortaya koyma zamanı, artık önyargılarımızdan kurtulup daha insani yaşayabileceğimiz bir dünya için harekete geçme zamanı. En önemlisi ise birlik olma zamanı!

https://track.adform.net/C/?bn=47497305 1x1 pixel counter :

1 YORUM

Comments are closed.