ONUR ÖZIŞIK YAZDI: RÜZGAR ERKOÇLAR LGBT KONUSUNDA KAYPAK MI DAVRANIYOR?

Baştan söylemek isterim, bu bir yargılama yazısı değildir. Bu bir hayal kırıklığı yazısıdır.

2013 yılında Erol Köse’nin Twitter üzerinden, kendisinden izinsiz  ‘’cinsiyet geçiş ameliyatı’’ duyurusu sebebiyle magazin dünyasına malzeme olmasıyla başlayan bir şöhretin sonucu ile yaklaşık 3 yıldır hayatımızda olan bir isim Rüzgar Erkoçlar. O dönem Köse’nin yaptığı bu etik dışı davranışı kınayanlardan biri olarak, Rüzgar Erkoçlar bu durumdan, başta sessizliğini koruyarak, daha sonra ise doğru mecralara, doğru demeçler vererek, emin adımlar atarak, kendisine çok güzel bir yol çizmiş ve toplum içerisinde kabul görmüştür.

Fırında çalışırken de, prodüksiyon şirketinde kamera arkasında görev alırken de, Instagram profili kilitliyken de, açıkken de, neredeyse ne zaman konu Rüzgar olsa bir şekilde gündem oluyor, insanların ilgisini çekiyordu. Burada açıklamakta da bir yanlış görmüyorum; Gzone üzerinde ne zaman Rüzgar Erkoçlar ile ilgili bir haber olsa, günün en çok okunanları arasında oluyordu ve olmaya da halen devam ediyor.

Sonrasında üstsüz pozları, DJ performansları, kısa film projesi derken Rüzgar Erkoçlar bu gündemden kendisine ekmek çıkarmaya başladı. Bu konuda kimsenin bir itiraz belirtmeye de hakkı olduğunu düşünmüyorum. Adam gündemde olmasını doğal olarak kariyere ve paraya çevirmek isteyecek ve bu konuda da başarılı olacak. Derken geçtiğimiz Moda Haftası’nda Rüzgar Erkoçlar’ı, cinsiyet algısına karşı gerçekleşen DB Berdan defilesinde gördüğümde ayakta alkışlamıştım. Neden mi? Nedeni çok basit. Rüzgar bu popülerliğini magazin sektörü içerisinde gizlenen birçok eşcinsele rağmen, bahsi geçen defilede yer alarak benzerlerine omuz vermeye de kullanmaya başladığını düşünmüştüm. Bu konu hakkında bir demeç vermesine gerek olmadığı gerçeğini de cebe atarak, Rüzgar’ın sadece varlığını bu defilede göstermesinin bile alkışlanacak bir hareket olduğunu da halen düşünmekteyim. Sonrasında ise Rüzgar bir eşcinsel temalı gece kulübünde DJ performanslarına başlamış ve eskiden daha kısıtlı durduğu LGBT dünyasına gözümce yakınlaşmıştır. Ta ki bugüne kadar!

Rüzgar Erkoçlar, geçtiğimiz sabah Star TV’de yayınlanan, Seren Serengil ve Cengiz Semercioğlu’nun beraber sunduğu magazin programına konuk oldu ve bence kariyerinin en talihsiz açıklamasına da imza attı. Rüzgar’ın özel hayatından, kariyerine kadar birçok konunun tartışıldığı programda konu DB Berdan defilesine geldiğinde, Rüzgar şöyle bir açıklama yaptı: “Defileye konsepti için katılmadım. Deniz ve Begüm Berdan’ı kıramadığım için katıldım”. 

https://www.youtube.com/watch?v=7uC01VgC410

Bir trans bireyin her an cinsel yöneliminin altını çizmesinin gereksiz ve zedeleyici olduğuna katılıyorum. Rüzgar’ın bu konuyu konuşmak istememesini de en doğal hakkı olarak görüyorum. Ancak bahsi geçen defilenin ‘’Cinsiyet dayatmasına’’ karşı gerçekleştirilmiş bir organizasyon olduğu ile ilgili sorulan soruya, böylesi bir cevap vermenin bir nevi kaypaklık olduğunu da düşünmeden edemiyorum. Verilen mesajın çok yerine olduğunu düşündüğüm defileye, Erkoçlar’ın böylesi bir açıklamayla, ‘’arkasında duramayacağı bir işe sadece popülerliğine popülerlik katmak için’’ katıldığı düşüncesi ise ne yazık ki aklımı kemiren bir başka konu oldu. Nasıl ki Rüzgar’ın defilede yürümesiyle ilgili çıkan onlarca haber kariyerine zarar vermediyse, bence defilenin mesajından az da olsa bahsetmenin kendisine hiç bir negatif dönüşü olmayacaktı. Zaten konu magazin basınında yeterince tartışılmış ve mesaj yeterince ana akımda yer bulmuştu.

Erkoçlar’ın defiledeki ‘’Cinsiyet dayatmasına’’ karşı verilen mesaja pek tabii katılmama hakkı da vardır,, ancak böylesi bir durumda o defilede hiç bir şekilde yürümemesi çok daha doğru bir hareket olurdu.

https://track.adform.net/C/?bn=47497305 1x1 pixel counter :