ÖZEL RÖPORTAJ: CARRIE BRADSHAW’UN DRAG VERSİYONUNA HAYAT VEREN DAN CLAY

Sex and The City’nin ana karakteri Carrie Bradshaw’un kıyafetlerini giyerek draq queenlik yapan Dan Clay, GZone Dergi’nin yeni sayısının konuğu oldu. 

90’lı yılların sonuna ve 2000’li yılların başına adını altın harflerle yazdırmış bir dizi olan  Sex And The City, tüm
dünyada olduğu gibi ülkemizde de oldukça fazla kişi tarafından takip edilmiş ve birçok kişinin favori dizisi olmuştur.

Hatta öyle ki etkisi günümüzde de süren ünlü dizinin son zamanlarda birden fazla parodi sosyal medya sayfası açılmakta ve bu hesaplar yüzlerce kişi tarafından takip edilmekte.

Hele bu parodi sayfalardan biri var ki, Sarah Jessica Parker’ın rolünü üstlendiği Carrie karakterinin giydiği kıyafetleri taklit ederek ve sözlerinden yaptığı alıntılar ile dünya çapında bir üne kavuştu. Hatta bu ünü sayesinde  Sarah Jessica Parker’la bile tanışma fırsatını yakaladı.

İşte biz de bu artan üne kayıtsız kalamadık ve Dan Clay ile sizler için kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

Röportaj : Bedirhan Taşçı & Serhat Pabuccu 

Dan, öncelikle bilmek istediğim şey bütün bunların nasıl başladığı, bu fikir aklına nasıl geldi?

Aslında her şey şans eseri gerçekleşti. Bunun bu kadar ileri gideceğini düşünmemiştim. Cadılar Bayramı için Carrie kılığına girdiğim zaman resim bir anda dünya çapında bir virale dönüştü! Zamanla bunun insanların hoşuna gittiğini fakettim ve acaba bunu daha fazla mutluluk ve enerji yaymak için kullanıp kullanamayacağımı düşünmeye başladım. Bu yüzden daha fazlası için yola koyuldum. Zamanımın neredeyse hepsini Carrie’nin tarzını ezberlemeye ve benzerini yapabilmek için harcadım. Tek istediğim paylaştığım fotoğrafların insanları gülümsetmesi, yazdığım yazıların onları düşündürmesi ve bütün hepsinin insanlara biraz olsun destek vermesi…

Peki, her seferinde bu kadar harika kıyafetler ortaya çıkarmayı nasıl başarıyorsun?

Çok akıllı davranmak zorundaydım! Çünkü dikiş konusunda hiçbir yeteneğim yok. İlk başta Amazon’dan aldığım ucuz kıyafetler ile başladım ve sonra küçük Bradshaw dokunuşları ekledim. Şimdiye kadar soba borularından ve yastık kılıflarından koca çicekler, çoraptan bikiniler yaptım. Benim bütün yeteneksizliğimle birlikte eğlenceli geçiyor! Silikon tabancam en büyük destekçim!!

En sevdiğim Sex And The City erkeği hangisiydi?

Dürüst olmak gerekirse Carrie’nin uzun soluklu erkek arkadaşlarından hiçbirini sevmiyorum… Favori erkeklerimden biri dizide pekte gözükmeyen bir tipti; The New Yankee!! Hatırladınız mı?? Ayrıca, Smith Jerrod’u seviyorum. Samantha’ya her koşulda destek oluşu, ayrıldıklarında bile yaptığı fedakarlıklar beni çok etkilemişti.. Aramızda kalsın ama o benim hayalimdeki erkek. :))

Peki ya favori Sex And The City sahneni sorsak?

Aman Tanrım… Bunu sormamalıydın!! Kesinlikle ikinci sezonunun final bölümünde Carrie ve Big’in (Natasha arabada beklerken) karşı karşıya gelmesi. Bu sahneyi özel kılan ise bütün Sex and the City elementlerini içinde bulundurması moda, dram, New York…. Ayrıca bu sezonun bitirici noktası ise bu efsane repliktir; ””Belki bazı kadınların evcilleştirilmesi gerekmez. Belki sadece onlarla birlikte çalışmak için vahşi birini bulana kadar özgür olmalılardır..”

Ayrıca, Carrie’nin doğum günü sonrası Charlotte ile arasında geçen o diyaloğa BA-YI-LI-YORUM!! Beni her zaman ağlatıyor…

Türkiye’yi ziyaret etmeyi hiç düşündün mü?

Bunu herkes bilmez ama aslında ettim bile! Hayatımdaki en güzel tatillerinden birini Türkiye’de geçirdim. Arkadaşlarımla birlikte Datça ve Bodrum’a gitmiştim. Daha önce ziyaret ettiğim ülkelerden en güzeli Türkiye! Yemekler harikaydı ve tanıştığım insanlar son derece nazikti. Yakında tekrar gelmeyi düşünüyorum!

Bir gününün nasıl geçtiğini merak etmiyor değilim, Dan Clay sıradan bir gününü nasıl geçiriyor?

Eğlenci yanımı da gösterebilmek adına cuma gününü anlatmayı seçiyorum. Bir bankada strateji ve yenilik danışmanlığı yapıyorum. Aslında günlük yaşantımda tam bir işkolik Miranda’yım. Gerçekten çok fazla çalışıyorum. Daha sonra kafamı biraz boşaltmak adına spora giderim ve gün arkadaşlarım ile geçirdiğim harika bir akşam yemeği ile son bulur. Arkadaş grubum çok eğlecelidir. Sahip olduğum bir sürü Samanta, Miranda ve Charlotte var. Tıpkı Carrie gibi. New York’un gece yaşantısını da seviyorum. Genelde gay barlara gideriz ama cumartesi günü oluşturacağım Carrie görüntüsü için ertesi gün ayık olmaya çalışıyorum.

Son olarak; Sarah Jessica Paker ile tanışmak nasıldı?

Tanıştığımız anı hayal etmeye bile cesaretim yoktu! Tamamen gerçeküstü bir olay gibi geliyordu. 10 yıldır hayranı olduğum kadınla tanışacak olmak.. -yaptığım bu işe her ne deniyorsa- onun suratında küçük bir gülümse yaratmak bile her şeye bedeldi. Çünkü hayatım boyunca bana mutluluk veren tek kişi her zaman oydu.

Heyecandan sahnede ve sahne arkasında biraz zorluk yaşadım. Ama onun ne kadar profesyonel davrandığından bahsetmeye kelime bile bulamıyorum. Bana gerçekten hayatımın en harika gecesini yaşattı. Gözlerinin içine öyle bir bakışı vardı ki sanki dünya üzerinde konuşacak başka birisi yokmuş gibiydi. Enerjisi koca odayı saran bir sıcaklık gibiydi, asla unutamıyorum.

Hayal ettiğim bir ikon ile tanışmanın onur verici olacağını biliyordum ama bu kadarını asla beklemiyordum. Benim için harika bir duyguydu. Yaşadığım deneyimden dolayı minettarım.

GZone Dergi Şubat sayısının tüm içeriklerine aşağıdaki kapak görselini tıklayarak ulaşabilirsiniz.