863269c786
melike sahin

ÖZEL RÖPORTAJ: “DELİ KAN” DİYEREK DAMARDAN GİRDİ: MELİKE ŞAHİN

“Deli Kan” isimli şarkısıyla son zamanların en dikkat çeken şarkıcılarından biri olan Melike Şahin, GZone Dergi Ocak 2018 sayısına konuk oldu. Mert Bell, genç sanatçıya merak edilenleri sordu. İşte bu röportaj:

Bu kadar güzel şarkı söyleyen birisi hakkında internette neden bu kadar az bilgi bulunur? Melike Şahin kimdir, bi anlatır mısınız? 

Teşekkürler evvela, aslında belirttiğiniz gibi Melike bir şarkıcı-söz yazarı kardeşimiz. Birkaç teklisi yayınlandı, şimdi ilk solo albümü “Merhem” için kafa patlatıyor. 28 yaşında, İstanbul’da doğdu büyüdü, Boğaziçi sosyoloji mezunu – gibi biyografik başlıklar. 

Baba Zula’nın solistlerinden olduğunuz bilgisine ulaşabildim. Onlarla olan hikayeniz nasıl başladı ve gelişti?

Gulbabamusic’te çalışmıştım bir iki ay, menajerleri Ahmetcan Taşdemir ve Serhan Lokman’ın şirketi. Sonra Ahmetcan “Baba Zula yeni bir solist arıyor denemek ister misin?” dedi, sonra da denedik oldu. İlk konserimiz Berlin’de idi. 2012-2017 arası kendilerine Türkiye ve Avrupa, Meksika, Hindistan, Avustralya gibi nice uzak diyarda eşlik ettim. 

 Bugüne kadar Youtube üzerinden de yayınladığınız şarkılar oldu ama “Deli Kan” ile ilk kez büyük bir plak şirketi ile (Sony Music) çalışmaya başladınız. Neden şimdi, neden bu şarkı?

Deli Kan’ı bir sene evvel kaydettik, hiçbir yerde paylaşmadım, kutuya koydum durdu öyle. O demlenirken hayatımda ilginç değişimler yaşandı ve artık kendi laflarımı konuşabildiğim bir süreci başlatmam gerektiğine karar verdim. Hayaller fikirler hep var da bazen insan tembellik ediyor aksiyon alamıyor, böyle rahatım bozmayayım diyor. Ben uzun bir tembelliğin ardından, malum içimde “deli kan” var, elimi koydum taşın altına işe giriştim. Plak şirketim de destekledi. İşime güvenen, işlerine güvendiğim insanlarla çalışıyorum, bu açıdan mutluyum. Albüm için meşakkatli bir süreç beni bekliyor, işi profesyonel ellere emanet etmeyi tercih ettim öncesinde. 

“Deli Kan” kime yazıldı? Ortaya çıkış sürecinden bahseder misiniz?

Cihan (Mürtezaoğlu)’da oturuyorduk, bende böyle bir beste var dedi sözleri yok. Dinledim hemen yazdım sözleri. Sonra dedim beni bir yalnız bırak bakalım kaydedeyim şarkıyı ve o da dinledi sevdi şarkıyı. Ama işin ilginç kısmı, ben şarkıyı Cihan söyler belki diye yazmıştım, ilk albümünü hazırlıyordu o zamanlar. Cihan ben söylemeyeyim bunu sen söyle dedi, bana kaldı. Şarkıyı kimseye yazmadım aslına bakarsanız, adressiz. O akşamki sohbetimiz üzerine gelişti. 

Şarkının pavyon hisli, sizin bir ağlayıp bir güldüğünüz videosu kimin fikriydi? Ortaya çıkan sonuçtan memnun kaldınız mı?

Bizzat benim fikrim, sonuçtan memnunum içimize tam sinmeyen bir iki yer hariç.  İlk klibim, biraz ben nasıl bir insan evladıyım ipuçları versin istedik.  Şarkı duygu yüklü, hüzünlü. Bunu görsel olarak ters bir yerden destekledik. Şahsen zor zamanlarımı boyun büküp ağlayarak geçirmiyorum, dalgamı geçiyorum geçebildiğim kadar, gülüyorum. Deli Kan’la anlatmak istediğim de bu: uzaklarda duramam, yürürüm, bir muğlakla olmaz, kabına sığmaz, devam ederim.

Bu şarkının ardından bir albüm planınız var mı? Çünkü aslında daha önce yayınlanan “Bi Fırlatsam” ve “Tutuşmuş Beraber” gibi şarkılar da bir kenarda bekliyor…

Olmaz olur mu! İsmini de koydum: Merhem. Üç sene oldu kendi şarkılarımı yazmaya başlayalı. Bazı hadiseler yaşandı, sinirlerim oynadı ve şarkılar yazdım, iyi geldi bana.  Umarım dinleyenlere de iyi gelecek. Fena şarkılar olacak içinde, yukarda saydıklarınız haricinde. 

 Sahne çalışmalarınız ne durumda? Konserleriniz oluyor mu, olacak mı?

Oluyor; 18 Ocak Bomontiada ALT’ta var, çoğunlukla kendi şarkılarımı çalacağım bir program hazırladım, kanunda Fotini Kokkola eşlik edecek bana. 26 Ocak Beyoğlu’nda Ziba’da Melik Şah ve Saz Arkadaşları olarak çalıyoruz. Meyhane şarkıları, klasik alaturka ve arabesk eserlerle dolu bir program olacak.

Siz kimleri dinlemekten keyif alıyorsunuz? Şarkıcılığınızda, şarkı yazarlığınızda en çok kimlerin etkisi olmuştur?

Çocuklukta çok fazla türkü vardı evde arabada. Sabahat Akkiraz’ın sesi beni oldum olası çok etkilemiştir. Sezen Aksu’nun Işık Doğudan Yükselir albümü de öyle. Ezberlemiştim sıra sıra. Şarkıcılığımı oralardan şekillendirdiler diye düşünüyorum. Sonrası da sahnede pişerek gelişiyor, dönüşüyor. Şarkı yazarlığı bir sürü şeyden besleniyor bence. En çok okuduklarımdan sanki. Leylâ Erbil mesela, Birhan Keskin, ilk aklıma gelen isimler. 

Müzikle uğraşmadığınızda neler yapıyorsunuz? Bir gün içinde nelere yükseliyor, nelere düşüyorsunuz?

Kedilerim, iki yavrum Roji ve Tomris…En çok onlara yükseliyorum. Öğle uykusu, bitki yetiştirmek ve yürümek diğer iyi gelen şeyler. 

Türkiye’de LGBTİ’nin gidişatı, kat ettiği yolla ilgili ne düşünüyorsunuz? Ufukta ışık var mı?

Işık olmaz olur mu hiç! Baskının şiddeti artsa da, başka başka deliklerden sızarak su yolunu bulacak. Ama uzun sürer, ama kısa. Aşk kazanacak. Bence yan yana olabilmek en mühimi. Çok sevdiğim bir dostumun çok güzel bir lafı vardı ağlatmıştı beni: “safları sıkı tutalım”

🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈🌈

Müzik piyasasında durumlar nasıl, cinsiyetçilik ve homofobi gözlemlediğin bir şey mi?

Tabii ki gözlemliyorum, maalesef. Sırf müzik piyasası olarak da sınırlandırmamak lazım. En özgürlükçü, kadın ve LGBTİ hakları savunucusu geçinen bazı sanatçıların kimi lafları, tavırları, yaklaşımları insanı hayretlere düşürüyor. Şaşırdığım çok olmuştur. 

Ocak 2018 sayımızın tüm içeriklerini görüntülemek için aşağıdaki görsele tıklayın. 

Ayrınca Bakın

aras ve deniz

HOMOFOBİYE AŞKLARIYLA MEYDAN OKUYORLAR: ARAS VE DENİZ

GZone Dergi’nin Nisan 2018 sayısının konuklarından ikisi, Instagram’daki çift profilleriyle Türkiye’deki homofobiye meydan okuyan Aras ...