RECEP ÖZDAŞ YAZDI: EV SİNEMASI; STAY HOME AMA NEVERSTAYSAFE FİLMLER. RENK: SARI

GZone dergi yazarlarından Recep Özdaş, 7 renkten oluşan "Ev Sineması; StayHome ama NeverStaySafe Filmler" yazı dizisinin ilk bölümünde SARI renge göz atıyor.

Bu yazı dizisi karantina evinden yine evin içine bakmak için kurgulandı. İdealize ettiğimiz ev fikrinin içine, hapis evin içine, oranın içinden de özgürleşme fikrine dalmayı, dışarıya akmayı amaçladı. Bugünün rahat evinden içini hiç bilmediğimiz ama hep gözetlediğimiz, bir duvar ötedeki komsu evinde çorapla oturmayı planladı. İçinde bulunduğumuz, öyle böyle sokulduğumuz evlerin zihnimizdeki haritasını çıkarmayı amaçladı. Bu haritanın bin bir rengi var tabi. Ama ayrışma çabasındaki hepimizi her an aynılaştıran bir zemin de var. Bu da haritanın rengi; gökkuşağı.

Yedi rengin ilki; SARI.

Kızgın Taşlara Düşen Su Damlaları sapsarı bi film.

Sarı bi koku yayıyor etrafa. Sarı ayrılığı imlemiyor ama.

Su damlası kızgın taşa düşse her şey birbirinden ayrılır ya.

Su da tan buharlaşırken sarı bi koku da yayıyor etrafa.

Bu da sarının imlediği dikkat hissini sarının kokusunda birleştiren dikkatli şefkate eviriyor.

Film baslarken şehirden eve giriliyor.

Biz de evden şehri dikizliyoruz tabi, sonra da şehrin ayağının tozuyla girilen evi.

Hepsini evden yapıyor olmanın yerli yersiz (mekânsal) endişesiyle bugünü izliyoruz.

Şehirden eve giriliyor olsa da ev sanki şehirden öcünü alıyor.

Ev şehri zehirliyor.

Filmdeki herkes gücün duygusuyla bir metrelik alışveriş halinde.

Evin eli şehrin cebinde.

Bugün gibi,

Orta sınıf, beyaz, hetero aklin temsili bi adam var, herkesi eve kıstırıyor.

Kullanıp atıyor, onun evinden onun icat ettiği duygular taşıyor.

Evin pencerelerinden başımıza kızgın yağ sahneler akıyor.

Trans kadın hep evin dış kapısından içerde olan bitene bakıyor.

O içeri girdikçe evin merkezindeki onu dışarı itiyor.

Ama ya merhametle yaşamış olduğundan ya da ezilmenin duygusundan,

Önce bi tereddüt etse de ölen oğlanın üstüne parkasını bırakıyor.

Ölen oğlanın bedeni evden dışarı perdesiz bir cenazeyle taşınıyor.

Seçilmiş aile şamatası tam başlamışken, seyredenin evinden cenaze kalkıyor.

Aileyi kim s.ker allaşkına,

Seçilmiş, seçilmemiş atanmış, evde kalmış…

Bize aile değil başka bağlar lazım diyor Francois Ozon.

Korkuyla yaşamış olanın korku saçtığı,

Güvenli ölümün korkuya pabuç bırakmadığı,

Hırsını alamayan ve evde asla kalamayan o kızgın filmlerden bu.

Evi barkı cephaneye çevirenin güvenli evi, evsize barksıza kerhane işte.