RECEP ÖZDAŞ YAZDI: TC TAYLAN BİRADERLER

GZone yazarı Recep Özdaş, Netflix'teki Türkiye sinemasının en son örneklerinden "Azizler"le ilgili izlenimlerini kaleme aldı.

Azizler’in hayal ettiği şey doğru olabilir belki. Ama ifade biçimi o kadar yanlış ki, bu yüzden de biçimsiz ve samimiyetsiz kalmış. Aceleye gelmiş ve olmamış. Senaryosundaki büyük boşluklar da, izleyene maşallah depar atmış.

Sinemada samimiyetsizlik en acı şey olsa gerek. Biçimi içeriğe uyduramayınca samimiyet makası error veriyor. Ama Azizler’de buna eklenen duble bir olmamışlık var. Bu da oluyor gibi yapmaktan. Biçimsizliğe eklenen samimiyetsizlik. Dostlar başına. Ve tam da bu yüzden izleyen öylece kalıyor, nerden tutsa bilemiyor.

Film başlarken bi ümit belirmiyor değil.

Sevgilinin loopa takılması, küçük oğlan yeğenin üzerine giydirilmiş toksik toplumsal eşofman takımı, is arkadaşının narsistik yaralanmaları, diğerinin kırılgan umursamazlığı, bir diğerinin majör depresyonu…

Tüm bu ögeler zamanın ruhunu anlama çabasıyla hoş emareler veriyor başta.

Ama sonra şu geliyor akla; psikolojik dizi-film yapma çağında neden umut vadetmiyor bu tip bir sinema?

Benim cevabim şu; gelecek artık hiç mi hiç umut vaat etmiyor sanki toplumsal alanda.

O yüzden geçmişte loopa takıldık, gelecek kaygı cenneti, şimdiki zaman çoktan kırılgan.

E peki bu varoluşsal kısırlıkta, eskinin estetiği artık hangi aralıkta? Geçmişte mi gelecekte mi arayalım onu? Yoksa filmin önerdiği günlük boşluklarda ve gündelik yaşamın patolojisinde mi? Ya da kafa acıcı yeni bir gelecek idealinde mi? Bu hangi bicimde ve hangi estetikte mümkün?

Açıkçası ben Taylan Biraderler’in muhteşem filmi Vavien ‘in tekinsiz zamanında ve filmin şimdiki zamanına yedirilen absürt toplumsal senaryoda aramayı tercih ediyorum. Ve Taylanları bu filmi yapmamış sayıyorum.

Azizler Vavien kadar sağlam ve politik değil. Elimizde, iddiası kökten bir medya ve yeni zaman eleştirisiyken eleştirdiği şeyin etrafında dönen, o dönüşlerden birinde de eleştirdiği şeyin içine öyle ya da böyle saparak, ona benzeyen tadımlık fragmanlar var sadece.

Ve bu hiç samimi değil.

Yani şehirden kaçıp doğaya, eldeki parayla ama, doğaya… çok bilinçli dönmek gibi, amaç jeeple gidip çadır kurmak. Yani bilinçli ve zihinsel tüketiciliğin dinlenme tesislerinde durmak.

Peki bu havada asili duran samimiyetsizlik neye işaret ediyor?

Dedik ya, belki de yönetmen nezdinde biçimsel bir kısırlıkla da birleşen geleceğin kaybına. Derrida buna “hauntology” diyor.

Bence Bir Başkadır‘la üzerimize yağan geçmişe özlem yağmurları, Yağmur ve Durul Taylan Biraderlerden de gördüğümüz üzere sağanak yağışa dönüşebilir sinemada. Hem de psikoloji coğrafyasından gelen yüksek basınçla. Bir Başkadır bu basıncın havasını bir french-press kahve ayarında, çok da güzel almıştı. Ama Azizler‘in sepya evindeki buzdolabında ne magnetler ne de ölümden hortlayan vesikalık portreler bu ayarı tutturabiliyor. Ve elde Ruhsar eleştirmek isterken Ruhsar olamayacak kalitede bir replika kalıyor.

Buradan da anlayacağımız su oluyor. Öyle ya da böyle, yeni ve başka bir sosyal medya rejiminin içindeyiz ama onunla yasamayı diyalektik öğreneceğiz, yani biz onu büyütüp zihnimizden bir şeyler eksiltirken, o da bizi besleyip yeni zihinsel ufuklar önerecek.

Önermek demişken, filmde en parlayan şey yukarıda bahsettiğim gelecek kaybının doğrudan öznesi olan, kendi üzerlerine düşünemedikleri için de sahte personalar yaratıp, bro-kardo gibi on eklerle sıfatsızlaşan kırılgan beyaz yakalar. Silikon vadisi sevicilerin bir portresini harika oynayan Öner Erkan.

Neyse iste, bu yeni iletişimsel rejim kendi iradesini ve çıkış potansiyellerini de zorlukları kadar içinde taşıyor ya. Ama Taylanların toplam dört gözü ancak ve ancak muhafazakâr bir yorumda. Maalesef artık Coen Biraderlerin oyunculu estetiği kardeş olmaya yetmiyor. Filmde apaçık sezilen ve zamanı ve senaryoyu kesen Berkun Oya parmağı da bir şeylerin olmasına yetmiyor. Taylan Biraderler, Bir Başkadır‘ın psikiyatrist Peri-sinin seküler ve sekter babasının Feysten (Facebook) arkadaşları olarak kalıyor. Bu çağa arka kapıdan binilmez diyorum, filmin final sahnesindeki Zip Zop yorumunu çok ama çok yaşlı ve bayat bularak, TC Durul Taylan ve TC Yağmur Taylan kardeşlerin Facebook arkadaşlık isteğini reddediyorum.

Yine de Feyste en sevdiğim filmler listesinde Vavien var.

https://track.adform.net/C/?bn=47497305 1x1 pixel counter :