ŞAHİN ACTION VE MURAT ÖVÜÇ’ÜN TRANSFOBİSİYLE GÜNE UYANDIK

Şahin Action'un Youtube kanalında yayınlanan ve Murat Övüç'ü konuk ettiği videodaki ransfobik açıklamalar güne damga vurdu. Bu talihsiz videoyu GZone genel yayın yönetmeni Murat Renay yorumladı.

Şahin Action ve Murat Övüç. Bu isimleri yazarken parmaklarım bile acı çekiyor. Sosyal medyanın bize “hediye ettiği” iki karakter. Birisi taklit videoları çeken, Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü mezunu olduğunu beyan eden (nasıl olur anlamadık) bir isim diğeri de ahlak, din, namus diyerek ağzından tükürükler saça saça “esprili” videolarıyla bizi gülmekten (ve kahırdan) öldüren bir fenomen(!) pardon kendi deyimiyle: SANATÇI!

Bu iki arkadaşımız, Youtube’da çektiği videoda hepimizi dehşete düşürecek açıklamalar yapıyorlar. Videonun linkini verip onlara prim sağlamayalım. Videodan ilgili bölümü aşağıya bırakalım. 

Gerçekten başkası adına utandığımız bir video. Önceki haftalarda Hakan Kakız isimli başka bir fenomenin(!) yaptığı “LGBTİ+lar Türkiye’de çok rahat yaşıyor” açıklamasını desteklemek ve hatta bir adım daha öteye götürerek transfobi kusmak için çekilmiş bir video. İzlemek için harcadığımız 2 dakikaya bile yazık. Ama ne yazık ki bunu irdelemek gerekiyor.

“Cihangir’de falan toplanıyorlar. Adı neydi onun, ha Pride” diyor Şahin Action tiksinerek. LGBTİ+ Onur Yürüyüşü’nü “anımsayamıyor”. Konuşurken “LGBTİ+ üyeleri” diyor, öyle bir uzak yani konuya. O kadar bilmiyor, o kadar içinde değil o grubun ki o kadar olur! Kendisi yıllardır kadın dizi karakterlerin taklidini yapan bir insana göre fazlasıyla naif ve saf, kıyamam ona. GZone ile röportaj yapmıştı yıllar önce. Belki bizi de kadın dergisi sanmıştı kim bilir?

Şimdi bu arkadaşlar “ben fikrimi söyledim, beni linç ediyorsunuz” diyecekler. Bu ağızlara da hazırlıklıyız. Nefret kusup sonra da “ben fikrimi söyledim” diyemezsiniz. Bu ülkede sandığınız kadar ifade özgürlüğü olsa önce kendiniz açılırdınız. İnsanları dinle, namusla, ahlakla kandırmaya çalışmazdınız. Önce cinsel yöneliminiz konusunda dürüst olun sonra bu konuda ahkam kesme hakkınız olsun değil mi?

Videodaki kullanıcı yorumlarını okurken “Murat abi”lerine yazan kişilerin örnek verdiği benzer fenomenler Kerimcan Durmaz ve Hakan Kakız, neden? Üçünüzün ortak noktası nedir? Hepinizi aynı kefeye koyduklarına ve siz de bu kategoriyi onayladığınıza göre demek ki siz bu ülkede kuir olmanın ekmeğini yiyorsunuz arkadaşım. Önce onun bir adını koyalım. Ağzınızdan düşürmediğiniz vatan sevginize saygımız var ama madem bu çok sevdiğiniz bu ülkede size “ucube” diyen insanların “sanatçısı” iseniz önce bu işin adını koyacaksınız. Siz nesiniz arkadaşım? Bir açılın rahatlayın! Bir açılın ki LGBTİ+ hakkında ahkam kesen sizlerin de kim olduğunuzu bilelim. Yok öyle oturduğunuz yerden sallamak. Önce kendi kimliğini ortaya koyacaksın sonra konuşacaksın ki söylediğin sözlerin bir değeri olsun, seni ağırlığınla tartalım. Bu insan kendisini ortaya koymuş ki bu eleştiriyi yapıyor diyelim.

Seks işçiliği yapan ve nezarete düşen transları dilinize dolamışsınız. Elbette kimsenin kimseye uyguladığı şiddeti haklı görmüyoruz. Gasptan veya farklı suçlardan orada olan bireyleri bu konunun dışında tutuyoruz ancak belli ki bu konudan bağımsız olarak sizin hedefinizde translar var. Onlara ağza alınmaz hakaretler edip sonra da “kimse öldürülmeyi hak etmiyor” diyorsunuz. Onlara şiddet uygulayan insanlar bu cesareti kimlerden alıyor peki? Bu nefreti kim yaratıyor dersiniz? Siz ve sizin gibi konuştuğu sözü bilmeyenler bu nefreti yaratıyor. Bu nefret gökten zembille inmiyor.

Öte yandan; ben hayatımda hiç nezarete düşmedim. Ancak böyle bir ülkede, sadece birazcık özgür olmayı savunsan hatta bazen düşünsen bile nezarete düşebilirsin. Çok da uzak bir ihtimal değil yani. “Olmaz bu kadar” deyip olanlara insani bir tepki verdiysen kendini uzun ya da kısa bir süre için “içeride” bulabilirsin. Ha tabi insanda, hiçbir koşulda “olmaz bu kadar” diyecek kadar omurga yoksa, insanlık onurundan uzak yaşıyorsanız, her şeye “aman efendim tamam efendim” diyorsanız çok normaldir nezaretteki insanlara canavar gibi bakıyor olmanız. 

İstediğin devlet büyüğünü sevebilirsin, kimsenin buna diyecek bir sözü olmamalı. Ancak “sisteme yaranmaya çalışmak” bambaşka bir hayasızlık. Yaranmaya çalıştığınız bu sistem gün gelir sizleri de çiğneyip tükürmez mi sanıyorsunuz? 

İnsanlık hali, yarın bir gün siz de homofobi yüzünden nezarete düşebilirsiniz, büyük konuşmamak lazım. Bir “yanlış anlaşılma” yüzünden olabilir tabi. “Hakkınız yenmiştir,” “hiç hak etmemişsinizdir” eminiz.  İşte o zaman ağzınızdan tükürükler saça saça “ben LGBTİ+yı destekledim, neden beni kimse savunmuyor?” diye hakkınızı araması için aktivistleri, LGBTİ+ destekçisi avukatları yardıma çağıracaksınız. Ancak sesinizi kimse duymayacak. Çünkü bu açıklamalarınızla bu nefret ateşine bir odun atan da sizdiniz unuttunuz mu?