selcan-asyali

SELCAN ASYALI: KİMSENİN DİLİ, DİNİ, CİNSEL YÖNELİMİ İLE İLGİLENMİYORUM

Transların rol aldığı ve “Öldürmeyin (Stop Killing)” mesajıyla dikkat çeken, geriye sararak ilerleyen “Seni Severdim” isimli ilginç klibiyle merak uyandıran Selcan Asyalı, müzik piyasasında son bir kaç yılda çıkan en sağlam kadın vokallerden bir tanesi.

Önümüzdeki günlerde adını çok daha fazla duyacağımızdan emin olduğumuz Selcan Asyalı’yı Ocak 2017 sayımızda daha yakından tanıyalım istedik.

Röportaj: Mert Bell

İşte bu röportajdan bir bölüm:

Albümünüz için Ayla Çelik, Ersay Üner, Gökhan Tepe ve Erhan Bayrak gibi son dönemin en popüler hit yaratıcıları bir araya gelmiş. İlk albümünüz olmasına rağmen bu isimleri nasıl ikna ettiniz?

Eskimeyen 15 yıllık eski dostum Erol Hoş İstanbul’ da müzisyen camiasında çok çevresi olan biri idi. Beni Erhan Bayrak’la bir araya getiren ve işin startını veren kişidir. Erhan Bayrak bana ve yorumculuğuma çok inandı ve kendi projesi olarak sahiplenip, yol gösterdi. Sahnede sıklıkla şarkılarını söylediğim bestecilerden şarkılar aradık. Bu süreç 8-9 ay sürdü. Albümümdeki besteci ve söz yazarlarının hepsinin ayrı ayrı anıları var bende, onlarla bile paylaşmadım. Hemen hepsi sevgili Erhan Bayrak’ın da dostları zaten. Bir araya gelip dönem dönem şarkılar dinledik ve ortaya çıkan son tablo; “Helal Et” albümü. İşin özeti tanışmak yetmiyor, aracılardan sonra enerjilerimiz de tuttu ve şarkılarıma kavuştum.

Hem Ebru Gündeş’e hem de Sibel Can’a benzetildi şarkıcılığınız. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Hemen hemen herkesten aldığım bir yorum bu ve yıllarca aynı şeyleri duydum dinleyicilerimden. Türkiye’nin en güçlü seslerine sahip iki assolistine birden benzetilmek benim için ancak gurur verici olur. Bizim insanımız sevdiği şeyleri ifade ederken benzetmeyi sever. Demek istediklerini sanırım böyle daha rahat anlatıyorlar.   

Türkiye’de LGBT bireylerin hak ve özgürlükleri ile ilgili neler düşünüyorsunuz?

Aslında birkaç istisna ülke dışında hemen hemen dünyanın hiçbir yerinde rahat yaşayamamakla beraber ülkemizde de zor şartları olduğunu biliyorum. Bir yandan da bazı ülkelere göre aslında özgürlükleri de var burada. Ameliyat olabiliyorlar, resmi bir takım hakları da var ama gel gör ki sokakta ve reel yaşamda bunlar anlamsızlaşıyor. Bizdeki sorun mahalle baskısı ve magandalar bence, bir kadın bile bu ülkede yaşamaktan zorlanırken LGBT bireyleri için daha zor şartlar. Cinselliğin tabu olduğu ve kişilikten, karakterlerden önde geldiği kapalı toplumlarda yaşamak daha da zor oluyor.  İnsana saygı, özel hayata saygı ülkemizde içler acısı bir halde iken cinsel tercihleri yüzünden özgür değiller bence. Ben toplum olarak hep birlikteyiz hayatın içinde diyorum ve bu yüzden video klibimde de LGBT bireylerden oyuncu arkadaşlara yer verdim. Benim için önemli olan “insanlık” kriterleridir; kimsenin dili, dini, cinsel yönelimi ile ilgilenmiyorum. İnsan olmanın bunu gerektirdiğini kavradığımız anda herkes huzurla bir hayata kavuşacak.

Bu röportajın tamamı ve dopdolu bir Ocak 2017 sayısı için 

 “OCAK 2017 ” SAYISINI AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARA TIKLAYARAK ÜCRETSİZ OKUYABİLİRSİNİZ…

 

İlginizi Çekebilir

trans

ÖZEL DOSYA: ÇEŞİTLİ TOPLUMLARIN KÜLTÜRLERİNDE TRANS ESİNTİLERİ

Dünya var olduğundan beri tüm cinsel kimliklerin öyle ya da böyle var olduklarını düşünürsek, eminiz ...