SPİRİTÜEL DANIŞMAN MEİR ÖZVEREN’DEN KORONAVİRÜS’A ÖZEL MEDİTASYON

GZone’a özel yazılarıyla ruhani dünyamızda yeni ufuklar açan spiritüel danışman Meir Özveren herkesin mecburi gündemi Coronavirüs'le alakalı bir meditasyon kaleme aldı.

Kendi bireysel seanslarım ve seminerlerimin yoğunluğundan dolayı sizlere uzun süredir yazamamıştım. Dunyanın şu an içinde bulunduğu durumdan dolayı ben de evdeyim ve sizlere yeniden yazma fırsatım oldu.

Şu an herkesin gündeminde olan Coronavirus salgınını spiritüel açıdan ele almak istiyorum. İlk olarak bu virüs ile beraber hayatımızda neler değişti ona bakalım.

Hepimiz günlük hayatın koşuşturmasına, yoğunluğuna ve çılgınlığına bir ara verdik. Ve biraz nefes alıyoruz. Evet bu virüs akciğerleri etkiliyor. Aslında bize şu mesajı veriyor: Derin bir nefes alın ve nefes almanın aslında ne kadar değerli ve hayati olduğunu hatırlayın. Hayatı derin derin içinize çekin ve içinize dönün.

Hepimiz evdeyiz ve belki büyük bir Çoğunluğumuz ailelerimizle birlikteyiz.

 En son ne zaman bu kadar uzun süre beraber olduk? Hatırlamak zor değil mi?

Ya da en son ne zaman bu kadar çok konuşma, paylaşma fırsatı bulduk?

Coronavirus bize diyor ki; “Ailenizi, sevdiklerinizi, taçlandırın, onurlandırın. En zor zamanlarda sadece onlar yanınızda. Ve en öemlisi kendinizi taçlandırın, onurlandırın. ilk defa kendimizle bu kadar uzun süre başbaşayız. Nereden geliyorum, neredeyim ve nereye gideceğim diye bir sorun. Ve artık hem ruhunuzu, hem de bedeninizi onurlandırın. Hayatın akışı içinde savrulmak yerine dümeni elinize alın ve seçimlerinizle yeni bir hayat yaratın.

Aslında bu dönemde evren bize şunu soruyor: Kendimize ne kadar değer veriyoruz?

Dış dünyada çok değer verdiğimiz ve belki de kendi değerimizi belirlediğimiz başarılarımız, maddi kaynaklarımız ne kadar kalıcı? Bunlarla kendi değerimizi ölçmek yerine zaten içimizdeki o özdeğeri keşfetsek ve her geçen gün derinlerdeki o özdeğeri arttırsak hayatımız nasıl olur? Zaten değerli olduğumuzu artık Kabul etsek ve evrenin armağanlarını almaya gönüllü olsak hangi mucizeleri deneyimleyebiliriz?

Şimdi sizinle bir çalışma paylaşmak istiyorum. Bu dönemde güne aşağıdaki kısa meditasyonla başlayın. İster sadece okuyun, isterseniz rahat bir yere uzanın ve kaydedip dinleyin. Siz nasıl hissediyorsanız, en iyi gelen şekilde kullanın bu çalışmayı. Ve derin derin nefes olmayı unutmayın. Aslında nefes almak çok güzel ve çok kutsal.

“Ben güvendeyim. İçimdeki ilahi hatta güvenliği ve teslimiyeti her gün daha da arttırıyorum. Her ellerimi yıkadığımda içimdeki ve alanımdaki korku, endişe titreşimleri su ile akıp gidiyor, yıkanıyor ve bütün varlığım kutsal su ile şifalanıyor.

Ben değerliyim. İçimdeki özdeğer her geçen gün daha da artıyor. Bedenim sen çok değerlisin. Kendini iyileştirmeyi çok iyi bilen, çok üstün yeteneklere ve bilince sahip bir doğa ruhusun. Sen de içindeki özdeğer duygusunu her gün arttır. Daha çok keşfet, hisset ne kadar değerli olduğunu. Ben, bedenim, takımım, dış dünyaya verdiğimiz özdeğer sorumluluklarını artık kendimize geri alıyoruz. Biz zaten kendi öz değerimizin farkındayız. Zaten bunu dışarıdan beklemeye gerek yok.

Ben farkındayım. Dünya ananın taç çakrasını (7), insanlığın ise kök çakrasını (1) şifalandırdığını, artık hizmet etmeyen bütün düşük frekansların temizlendiğinin farkındayım. Korku yerine farkında olmayı seçiyorum ve bu dönüşüme  olan bütün dirençlerimi serbest bırakıyorum. Artık bütün düşük frekanslardan özgürleşiyorum. Dönüşümü ve değişimi kucaklıyorum.

Ben şükran duyuyorum. Her şeye ve herkese. Sevdiklerime, aileme, insanlığa ve dünya anaya şükran duyuyorum. Yaratıcı kaynağa beni ışığıyla sarmaladığı, desteklediği ve güvende hissettirdiği için şükran duyuyorum. Birlik hissini içimde, taa derinlerde hissediyorum. Ruhumu yıkarken, bedenim kendini şifaya uyumlarken, ben güvendeyim. Ve artık bana hizmet etmeyen düşük frekansları geri özgür bırakıyorum.

Bu korku frekansı ile ortaya çıkan,bütün eski salgın ve doğal afetlerden bende ve atalarımda kalan bütün hatıralar; Hepinizi sevgiyle serbest bırakıyorum. Sizleri yarattığım için özür dilerim. Lütfen beni affedin. Sizi seviyorum. Teşekkür ederim. Sizleri özgür bırakıyorum. Ve kendimi özgür bırakıyorum.

Sevgili melekler ve yükselmiş üstadlar, lütfen bütün dünyayı ve insanları sevgi ve şifa ışıklarıyla yıkayın.  Bu titreşimleri destekleyen ızgaralar getirin. Teşekkürler..

Ve öyle olsun. Ahu. “

Meir Özveren

Londra