SILA’YA UYGULANAN ŞİDDET MUHAFAZAKARLARIN GÖZÜNDE NORMALLEŞTİRİLMEYE Mİ ÇALIŞILIYOR?

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, Ahmet Kural'ın avukatlarının muhafazakar kesimde kendilerine bir cephe kurmaya çalıştığının altını çizdi. Haberturk yazarı Nagehan Alçı ise ikili arasında yaşanan kavganın neden çıktığına dair sorulan soruların şiddeti meşrulaştırmaktan başka bir şey olmadığını yazmıştı.

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, sevgilisi Sıla Gençoğlu’na şiddet uyguladığı gerekçesiyle savcılığa çağrılan Ahmet Kural’ın ifadesini değerlendirdi.

Ertuğrul Özkök bugün (08.11.2018) yayınlanan yazısında Kural’ın ifadesinde 11 kez ‘Sıla Hanım’ dediğini belirtti.

“Bu tür hitap şeklini Orhan Gencebay gibi muhafazakâr sanatçıların ağzından duyarız ama genç kuşak sanatçıların pek kullandığı bir ifade değildir” diyen Özkök, şöyle devam etti:

— Yine ifadesinde “İnançlarıma saygılı davranmıyordu” diyor. Onun ardından da başka bir ilişkiden (Ziynet Sali ile olan lezbiyen ilişki iddialarına gönderme)* söz ediyor. Kural’ın avukatları kendilerine “muhafazakâr” kesimde bir savunma hattı kurmak istiyor.

— Bence bu stratejiden etkili sonuç almak mümkün değil. Çünkü daha dünden itibaren iktidara yakın iki yazar bu savunma surlarını delen iki yazı yazdı.

— Haber Türk’te Nagehan Alçı, Star gazetesinde Ersoy Dede, bunların hiçbirinin bir kadına şiddet uygulamak için gerekçe ve bahane olamayacağını açıkça yazdılar.

Şarkıcı Sıla’nın Ahmet Kural’ın ardından medya eliyle bir kez daha şiddet gördüğünü söyleyen Habertürk yazarı Nagehan Alçı da önceki gün Haberturk’te yayınlanan yazısında “Sıla’nın kiminle ne ilişkisi olduğu, erkek arkadaşına sadık olup olmadığı bizi hiç ilgilendirmez. Özel hayatı deşilmeye, adeta taşlanmaya çalışılıyor. Ben bu çirkinliği reddediyorum” demişti.

Oyuncu Ahmet Kural ile eski sevgilisi Sıla olayında Kural’ın aklanmaya çalışıldığını yazan Nagehan Alçı, “Sıla’nın uğradığı şiddeti cesurca ifşa etmesinin ardından yine o iğrenç çark devreye girdi. Konuştuğuna pişman etmek, yıldırmak, utandırmak ve adeta yediği dayağı haklı göstermek için mide bulandırıcı şeyler ortaya atılmaya başlandı” ifadesini kullandı

İkili arasında yaşanan kavganın neden çıktığına dair sorulan soruların şiddeti meşrulaştırmaktan başka bir şey olmadığını yazan Alçı, şöyle devam etti:

“Meğer bizim ülkemizde ne araştırmacı gazeteciler, ne iz sürmeyi seven meslektaşlar varmış da haberimiz yokmuş! Büyük bir iştahla ‘O gece neden kavga çıktı’ sorusunun peşine düştüler… Ortada çok ağır bir şekilde şiddet görmüş, yerlerde sürüklenmiş, kolları morartılmış bir kadın var ve hala ‘Neden kavga çıktı’ diye soruluyor! Vay halimize sevgili dostlar!

‘HEPİMİZ SILA’YIZ, HEPİMİZ KADINIZ’

Bu soru şiddeti meşrulaştırmaktan başka bir şey değildir! Böyle bir soru soramazsınız! Hele o sorunun cevabı olarak ‘Aldattığı ortaya çıktı’, ‘Hem başka bir erkek hem de başka bir kadın varmış” gibi rezil ve ucuz dedikodular hiç yapamazsınız!

Sıla’nın kiminle ne ilişkisi olduğu, erkek arkadaşına sadık olup olmadığı bizi hiç ilgilendirmez. Gördüğü şiddetin gerekçesi ise zaten olamaz. Bu yapılanlar konuşanı susturmak, utandırmak, arkasından kimse gelmesin, erkek şiddeti ifşa edilmesin çabasından başka bir şey değil.

Sıla, Ahmet Kural’ın ardından şimdi de medya eliyle bir kez daha şiddet görüyor. Özel hayatı deşilmeye, adeta taşlanmaya çalışılıyor. Ben bu çirkinliği reddediyorum! Biz kadınları susturma çarkına prim vermeyelim. Konuşanın, cesaret edenin arkasında duralım. Hepimiz Sıla’yız! Hepimiz kadınız!”

*GZone editörünün eklemesidir.