YEŞER SARIYILDIZ YAZDI:PEMBE TEZKERE NAM-I DİĞER “PSİKOSEKSÜEL BOZUKLUK”

GZone Dergi yazarlarından Yeşer Sarıyıldız, Ocak-Şubat 2019 sayımız için "Pembe Tezkere, Nam-ı Diğer Psikoseksüel Bozukluk" konusunu araştırdı, Pembe Tezkere alan isimlerle ve konunun uzmanı avukatlarla görüştü. İşte bu ilginç dosya:

Pembe tezkere nedir? Pembe tezkere; hakkında sürekli konuşup durduğumuz, aslını astarını tam bilmediğimiz, bu nedenle de şehir efsanesine dönüşen konulardan biridir. Eskiden, pasif cinsel ilişkiden fotoğraf ya da videolu kanıt istendiği söylenir; ama TSK bunu kesinlikle kabul etmezdi. Yine de bu söylenti o kadar güçlüydü ki, bir dönem Türkiye’nin en büyük eşcinsel porno arşivinin TSK’nın elinde olduğu efsanesi kulaktan kulağa dolaşıyordu.

Tam tanımıyla, Türk ordusunun eşcinsel erkeklere “psikoseksüel bozukluk” tanılı çürük raporu vermesi olayına “pembe tezkere” deniyor. Süreç artık eskisi gibi işlemiyor. Pembe tezkereyi başvurmayı düşünenlere rehber olsun diye; hem başvuranlarla konuştuk hem de Avukat Merve Bekiroğlu’na sorularımızı sorduk.

İlk olarak Can A. (35 yaşında, İstanbul) ile başlayalım.

-Genel olarak süreçten bahseder misin? Ailenden destek aldın mı başvuru aşamasında?

Bu süreçte en büyük desteği annemden gördüm. İki abimin de farklı zamanlarda, olumsuz şartlarda gerçekleşen ve hatta birinin yoğun bakımda sona eren “vatani görev” tecrübelerinin de payı büyük sanırım bunda. Açık açık pembe tezkere diyemesem de, o zamanlar askere gitmemenin bir yolunu bulduğumu ve şansımı deneyeceğimi söylediğimde annem, her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyleyen ilk kişi olmuştu.

–       Tam olarak hangi yıllardı? Nasıl karar verdin başvurmaya?

2008 ya da 2009 yılıydı sanırım. Hafiften dalga dalga yayılıyordu aldığımız duyumlar. Direkt ilk ağızdan olmasa da, başarıyla sonuçlanan hikayeler duyuyordum. Kaçı gerçekti, kaçı değildi gerçi bilmiyordum; ama deneyecektim ben de…

–       Hiç korkutucu hikayelere denk gelip denemekten çekindiğin olmuş muydu?

(TSK’nın yalanladığı ve benden de asla istenmeyen) Sanırım herkesin en büyük korkusu “pasif eşcinsel ilişki sırasında çekilmiş fotoğraf” kanıtı söylentisiydi. Sırf bu yüzden bile vazgeçen insanlar olmuştu şahit olduğum.

Yine de “pasif eşcinsel ilişki sırasında çekilmiş fotoğraf” kanıtından daha korkutucu gelmişti bana abartı feminen kıyafetler ve makyajla askeri hastaneye gitme fikri; çünkü birçok yerde böyle yapılması gerektiğini duyuyordum.

–       İşlemler ilk denemede halloldu mu? Yoksa bir yıllık tecil verilenlerden misin?

Istanbul Fatih askerlik şubesine kayıtlı oldugumdan dolayı islemlerim icin Kasımpaşa Askeri Hastanesi’ne sevk edilmiştim ve sanırım rapor alma konusunda en rahat olanı burasıydı. Sonradan cevremdeki bazı insanların diğer askeri hastanelerden tek seferde rapor alamadıklarını, bunun yerine 1’er yıllık tecil ile birkaç sene arka arkaya ayni islemlere tabi tutulduğunu duymuştum.

–       Başvuru esnasında herhangi bir zorlukla ya da ayrımcı davranışla karşılaştın mı?

Askeri gorevini yerine getiren erlerin şaşkın bakışları ve zaman zaman gülüşmeleri dışında hiçbir kotu muamele ya da olumsuzluk ile karşılaşmadım bu süreçte. Ki zaten ben renkli trendy bir gömlek giyip ve sadece sakal trasi olup gitmiştim. Makyaj ya da abartı giyinip gitseydim durum ayni mi olurdu bilemiyorum tabii…

–       Süreç hastane psikoloğu – test ve heyet raporu şeklinde mi ilerliyor?

Hastane psikologu ile yapılan mülakat, farklı sekillerde kendini tekrar eden 500 soruluk Minnesota testi ve askeri heyetten alınan bir rapor ile çok kısa bir surede olumlu sonuçlanmıştı benimki. Şaşırmış miydim evet. Çünkü bir suru bilgi kirliliği vardi bu konuda da o zamanlar ama sonuc mutluluk vericiydi tabii. Kurul tarafından elden verilen rapor harici bir de birkaç ay sonra ikamet adresine gönderilen bir kağıt vardı. Süreç hala aynıysa. Cinsel yönelimden dolayı olduguna dair bir ibare bulunmayan bu kağıtta sadece “askerliğe elverişli degildir” yazmaktaydı.

–       Başvurmak isteyenlere bir tavsiyen var mıdır? Belki başvuru esnasında kullanabilecekleri bir tüyo?

Süreç aynı mı, zorlaştı mı inan hiç bilmiyorum aslında yanlış yönlendirme de yapmayalım; ama cinsel yönelimiyle problemi olmayan, açık eşcinsellere mutlaka tavsiye ediyorum. İnsanların en büyük korkusu çünkü sicillerine işlenmesi. Askerlik durumu raporunda sadece askerliğe elverişli değildir yazıyor. Ama kamuda falan çalışanlara bir etkisi var mı onu da araştırsınlar derim..

 –       Pembe tezkere yerine bedelliyi tercih edenler var. Onlara bir tavsiyen olur mu?

10 yıl oncesine gore cinsel yönelimimizi kabul etmekte ve ettirmekte çok daha iyi bir noktadayız bence. O yüzden gözünüzde büyümesin çok. Zamanı geldiginde gidin bağlı oldugunuz askeri şubeye (ilk onemli adimin atıldığı yer) ve “askeri hastaneye sevkimi istiyorum deyin” sadece. 15 bin liranız da cebinizde kalsın 🙂 

Can’ın kolay bir deneyimi olduğunu düşünerek, bir de S.G. (35 yaşında-İstanbul)  ile konuşalım dedik.

“Benim başıma diğer insanların başına gelenler gibi zorluklar çok fazla gelmedi; fakat ben üç senede pembe tezkereyi aldım. İki sene üst üste gittim ve ikisinde de tecili verdiler, üçüncü sene “çürük raporunu” Halıcıoğlu’ndan aldım. Buradaki memurlarla ve doktorlarla herhangi bir problem yaşamadım; herhangi bir muayenehane veya psikolojik bir baskıyla karşılaşmadım. Buraya gitmeden önce bazı bilgiler almıştım, okumuştum. Gittiğim zaman konuştuğumu hiç kimseye durumumu söylemedim. Söylemek zorunda da değilsiniz zaten aslında. Bundan 5-6 sene önceydi. O dönemde doktorların bir tanesinin eşcinsel olduğu ve pozitif ayrımcılık yaparak eşcinsellere çok engel çıkartmadan bu raporu verdiği söylenmekteydi. Sanırım o doktor bundan bir süre önce görevinden uzaklaştırılmış.”

 Kısaca süreç şu şekilde işliyor. Gidip başvuru formunu dolduruyorsunuz, sağlığınızla ilgili genel sorular olan herkesin başvurduğu form. Bu formu teslim ederken pembe tezkere için başvurmak istediğinizi söylüyorsunuz. Ardından, aile hekimine sevk ediliyorsunuz ve bir sağlık raporu alınıyor. Psikiyatrist görüşmesine giriyor ve yaklaşık 2 saat süren, kendini tekrar eden sorulardan oluşan Minnesota testini çözüyorsunuz. Sonrası heyet raporu ve iki şansınız var. Ya direk pembe tezkerenizi alabilirsiniz ya da iki sefer size birer yıllık tecil verilebilir ve üçüncü yılınızda pembe tezkerenizi alabilirsiniz. Bu arada ekşi sözlük’te bir kullanıcı Minnesota testindeki 556 soruyu da bir entry’e eklemiş, şurada bulabilirsiniz.

 Yine de aklımıza takılan sorular için Av. Merve Bekiroğlu’nun kapısını çaldık.

–       Pembe tezkere almak için başvuru sürecinde kötü muameleye rastlandığında, hukuki bir yaptırımda bulunabiliyor muyuz?

Türk Silahlı Kuvvetleri Yönetmeliği’nde “psikoseksüel bozukluk” olarak yer alan eşcinsellik Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği’ne göre askerlikten muafiyet gerekçelerinden biridir. Ancak durumun askerlik yükümlülüğü olan bireyler çerçevesinde keyfiliğe dönüşmemesi için bu durumun tespiti zorlu bir süreçtir. Askerlikten bu sebeple muaf olmak isteyen birey önce askerlik şubesine başvurur. Askerlik şubesi bireyi aile hekimliğine, aile hekimliği de devlet hastanesinin psikiyatr bölümüne sevk eder. Psikiyatr tarafından yazılı ve sözlü olarak bir takım testler yapıldıktan sonra heyet raporu verilir. Bu süre içerisinde askerlik şubesinde çalışan memurlar veya hastane personeli tarafından suç teşkil eden bir hareketle karşılaşıldığı zaman o yerin Cumhuriyet Başsavcılığı’na ilgili kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulabilir. Şikayetçi kişinin konuyla ilgili tanığının olması suçun işlendiğini ispat edebilme açısından önemlidir.

–       Eşcinsel herkes pembe tezkereye başvurmak zorunda mıdır?

Eşcinsel herkes bilinen adıyla pembe teskereye başvurmak zorunda değildir. Başvuru bir zorunluluk olmayıp bir muafiyet sebebidir.

–       Diyelim ki eşcinsel ve pembe tezkereye başvurmadı, askere gitti. Askerliği sırasında bu açığa çıktı. Bu durumda ne yapılıyor? Prosedür nedir? 

Eşcinsel bir kişi askere giderse ve bu durum ortaya çıkarsa, derhal hastaneye sevk edilir. Hastanede hava değişimi verilip, muafiyet işlemlerinin halledilmesi istenir.

Pembe tezkereyi araştırırken, aynı masada oturduğumuz Rıza Ş., askerdeyken kendi bölümlerimde bir eşcinsel ilişkinin yaşandığını ve bunu gören kişinin ihbar etmekle yükümlü olduğu için bildirdiğini ve prosedürün tam da böyle işlediğini anlattı. Eşcinsel ilişkiye giren kişilere pembe tezkere verilirken, bu ilişkiye şahit olan kişi de bir aylık hava değişimi izni alıyormuş! Gerçek bir şans değil de ne?

Son olarak bir de M.T’nin kapısını çaldım. 29 yaşında, İzmirli, fakat 10 yıldır İstanbul’da yaşayan bir endüstriyel tasarımcı. Fotoğraf ve video kanıtının bittiği dönemde başvurmuş. Hikayesini detaylarıyla anlattı, bu kısa hikayeyi, hiç bozmadan onun ağzından dinleyelim:

“2012 yılında üniversite mezuniyetinin 2 yıl sonrası askerlik hizmeti tecilim yeni bitmişti … o dönem yurtdışına gitmiştim ve 3 ay sonra döndüğümde evde bakaya cezalarını buldum… bu cezalar askerliğe başvurup gitmediğin dönemler için kesilen para cezaları … baktım ve dedim ki her ay ev kirası gibi bunu ödeyemem, bu sebeple gidip su pembe tezkereyi alayım… ertelemenin lüzumu yok…

Ben cinselliğimi keşfetmeye başladığım en erken dönemlerden beri gay oldugumu biliyordum… ilerleyen yaş ve hormonların etkisiyle cinsel dürtüler yüzeye çıktıkça hiç çekinmeden tum kesifleri yaşadım… kendimle zaten barışıktım ama icimde bulunduğum toplum dışlıyor diye “kabul ettim”:) o da kendimi degil… evet dışlanacağım belli oldu diyerek sureci kabul etmek…:)  bu süreçte artık rapor alacağım belliydi…ertelemedim…

Oncesinde tabi ki piyasa araştırması yaptım… en konuyu dramatik hale getirmeyeceğini düşündüğüm olgun ve analitik insanlardan bile dramatik bi hikaye dinledim… ilk seferde alamayanlar, çok maskülen olduğu icin alamayanlar, sakalı var diye alamayanlar, zaten arada kaynar bu dedikleri icim alamayanlar, sesi kalın olanlar, kaslı olanlar… ikinci başvuruyu yapanlar, ikinci başvuru oncesi sabaha karşı viskisini doldurup tras olup makyaj yapıp sezen dinleyenler… kupesini düzeltip, skinny ürünlerden styling yapıp tekrar askeriyenin yolunu tutmuşlar…

Tum dışlanmalara, hakaretlere maruz kalarak raporlarını almışlar… 

Dinledim… tamam dedim… gidebiliriz, alabiliriz… nedir ki? Hakaretse ilk degil, ibne deseler ilk degil, dışlanma zaten varlık bicimi… neden büyüttünüz anlamadım dedim:)? E hadi gidelim dedim…

Benim başvurumdan 6 ay oncesine kadar sex sırasında çekilmiş su meşhur fotolardan istiyorlardı… o zaman Fransız bir sevgilim vardi ve Zenne filminden konuya hakimdi, fotoğrafçılıkla da uğraşıyordu… hadi gel su arşive sanatsal bi kaç erotik foto ekleyelim dedik ve fotoları çekildik… artık arşivimde:) ama askeriye bundan mahrum kaldı 🙂 çok isterdim ellerine vereyim:) gurur duydugum karelerdi… daha genc daha sexy olamayabilirdim:) ama ne yazık ki kurallar esnetildi ve fotolara ihtiyac kalmadı… bu sebeple böyle bir foto baskılarını zarflama ve teslim etme anını yaşamadım…

-En zoru askeri şubeye rapor almak icin “sevk almam lazım ben askere gidemem” demekti. ilk kez basın açıklaması yapacağım gibi hissettim… karşıdan sana neden diye sorulduğunda “eşcinselim” diye sesli bi ifade de bulunuyorsun ve Halıcıoğlu Askerlik Şubesinde 5 metre tavan yüksekliği olan odada herkes dinlercesine yankılanıyor kendi sesin.. Oradan Kasımpaşa’ya oradan Haydarpaşa askeri hastane GATA’ya sevk edildim…

Doktor gün veriyor… Aile görüşmesine “ailem duyarsa beni vururlar” açıklaması yapınca yakın arkadaşınız geliyor… 

Ben kendim bir karar aldım … günlük hayatta nasılsam öyle gideceğim… Kılık kıyafet ve bakım konusunda herhangi bir şey yapmadım… Oldugum gibi dedim… Zaten askeriyede tek tip kıyafet var… benim kıyafetim aslında ölçüt degil… orada düzeni benim arzularım bozacaksa zaten asker forması yeterli erotizmi sağlayacaktır… ve biraz sistemin de eğitilmesi gerekiyor… cinsel eğilim hem cinsine olunca sterotype hepimiz makyajla ojeyle rujla gezinip duvarlara karşı twerk yapmıyoruz… veya hepimiz overstyling degiliz… çok basic çok modest çok yalın çok mütevazı arkadaşlarımız var ve bu sekilcilik onların surecini zorlaştırıyor.. Madem bir de tramvaya sebep oluyor o zaman ben de dümdüz “adam gibi”? Giyinip giderim bakalım rapor alınıyor mu dedim…

Tek sorun benim konseptlere kendimi fazla kaptırmam oluyor böyle durumlarda… giydiğim Calvin Klein postallar ve Roberto Cavalli yeşil askeri parka style kabanımla… gay designer gay Power yapma hedefim aşırı military look verdigi icin.. kapıda erler tarafından hoşgeldiniz komutanım diye karşılanmama sebep oldu… kimlik kontrolsuz iceri girdim…

beni bi odaya aldılar… Kağıt ve renkli kalemler verdiler… bir insan bir ağaç bir ev çiz dediler… Offf dedim çalıştığım yerden geldi… guzel sanatlar yakınlığımı kullanarak ve renkli kalemlerin bana verdigi yetkiye dayanarak minik bi “master piece under pressure “ eseri çıkardım…

Sonra yazılı bi sınav kağıdı verildi…

Çizdiğim bu eser ile ilgili ev ağacın neresinde? Gökyüzü güneşli mi? İcinde insan var mi? Ve benzeri yığınla betimlemeye dayalı cevapları duygusal tasvir içeren yanıtlarla testi tamamladım… hiç araştırmadım bu test hangi yüzyıldan kalma bir Amerikan ölçme degerlendirme testi diye… hiç bir aşamasını sorgulamadım, yaptım verdim… o sırada aile görüşmesine giren arkadaşım özlem başka bir hanim doktorun soruları sebebiyle evde yemek yaptığımı ama berbat bi asçı oldugumu herseyi yaktığımı ve rezil ettigimi, pembe giyebildiğimi, renkli giyebildiğimi hatta üstündeki ceketi benden ödünç aldığını delil olarak masaya sunmuş… en son dikkat çeker mi sorusuna vallahi siz ben o birlikte yürüyelim… herkes ona bakar demiş canim arkadaşım… hiç unutmam beni nasıl övdüğünü:)

Birebir görüşmeler raporlanırken en yakin heyet gününe randevu verildi…

O gun geldiginde kapıda 10 veya 13 kisiydik… psikiyatri bolümünde bekledik… bizi doktorlara bölüştürdüler… tekrar birebir odalara girdik… sorular belliydi 

İlk ne zaman keşfettin?

Hep vardi , geliştirdim yetenek gibi… bir parcam haline geldi…

Aile ici tacize uğradın mi?

Hayır 

Tecavüze uğradın mi?

Hayır 

Para karşılığı sex yapar mısın?

Şimdiye kadar yapmadım…Su an geçimimi sagladığım ve çok sevdiğim bir mesleğim var ama ilerde ne olur bilinmez…hayatta kalmam gerekirse farklı bir yone giderse hayatim… sebeplerim olursa evet yaparım… sex işçileri emekçidir 

Neden sex yaparsın?

Hoşuma gidiyor 

Cinsiyet değiştirmeyi düşünür müsün ?

Herkesin secimleri olabilir ama ben bedenimi mevcut haliyle seviyorum… benim icin 3 ana başlık var … estetik, haz, fonksiyon… 

estetik olarak mevcuttan yana çok memnunum kendimi çok beğeniyorum ve kendimle mutluyum… 

İkinci haz…şehvet, beden ritüeli, kutsanma…birleşme… bir olma… sex… mastürbasyon … herbiri bir başlık… bedenimin haz noktalarını ve bu konudaki ihtiyaclarını çok erken keşfettim ve bu konuda onu bu halimle sağlıklı bir sekilde besleyebiliyorum… cinsiyet degisimi bana daha çok acı ve haz noktalarımı kaybetme gibi geliyor… ama bu benim bedenimin denklemi… başkasının seçimi onun hazları.

fonksiyona gelecek olursa kadın olmak üretmek, doğurmak, türemek demek… çok yüce ve mucize bir deneyim… Tanrısal ve yaratımsal.. bunu tecrübe etmek çok isterdim ama bu ameliyat bunu sağlamıyor..

Bu sebeple 3 başlık da tutmadığı icin hayır cinsiyet değiştirmeyi düşünmüyorum dedim…

Doktor: kendini beğeniyorsun yani “ guzel “ buluyorsun?…

Ben: evet kendimden memnun bi halim var… aynada gördüğüm kabuğu seviyorum…bu sadece fizik beden ve ruh uyumu 

Ailene söyledin mi?

Hayır ama liseden bu sebeple atıldım… yani bir şeyler biliyorlar ama konuşmuyoruz…

Doktor :Teşekkürler 

Ben: Teşekkürler

Perde—-

Sonra sirada 15 kisilik bir doktor heyeti önüne çıkmak vardi… hastane icinde beklerken orada beklemeyin dışarda durun, su koseye gidin seklinde fazla gorunur olmayan tadında sansürler yedik ama beni çok etkilemedi… Umurum olmaz çıkıp gideceğim bana ne! askeriye bilinciyle uğraşamam bekleriz kolon arkasında dedim… grup arkadaşlarım da ayni bakış açısında olduğu icin sessizce kamufle olup bekledik… arada sataşan askerler oldu ama başka bi kahraman asker bizi korudu ve önümüze gecti… stüdyoda erotik anlar yaşanıyordu seklinde yükseldik… kurtarılmak degerli oldugun hissi yaratıyor sanırım alt bilinçte… bu sebeple midir bilinmez etkileniyoruz… 

Neyse ogle sonrası heyet geldi ben ya 2. Ya da 3. Sirada girdim…

Neden geldin?

Vallahi ben eşcinsel oldugumdan askere gidemiyormuşum bu sebeple sizi de beni de sabahtan beri yordular. Kusura bakmayın dedim… 

Doktorlar ses çıkardı… Yoooo

Gidebilirim dersen gidebilirsin?

Ben yok silah tutamam… Gezi parki olaylarında her yerime gaz bombası attılar aklim çıktı… ben silah tutamam, saldıramam falan dedim.

Bu kısmı dramatikleştirdim… aslında tum silahlı ajan filmlerinde başrol olmaya adayım…

Doktorlardan biri sordu?

Gezi parki demek…. orasi kimin?

Ben?

Halkın!

Yok yok onu demiyoruz siz orada birbirinizi buluyor musunuz ya?

Yok vallahi ben orada bulmuyorum bana gelen kendi geliyor doktor bey..

Ama gezi parkında kesin bi ibne ruh var…

Bu kadar yaygara yoksa başka yerden çıkmaz…

Dedim…

Espiriydi…

İyi geldi…

Gülüştük…

Yumuşadık…

Sen ne is yaparsın? Dediler 

Anlattım tasarım nedir diye!

Mevcut projemi sordular?

Harward Business School danışmanlığında ACEV ile yaptığım duygu ormanı oyun tasarımını anlattım… 

Neymiş temel duygular dediler?

Anlattım… onemli olan bu duyguları ifade bicimi dedim… duygular cinsiyet gözetmez kimlik aramaz renk kodu yoktur… doğru ifade ediliş vardır dedim… daha çok şey söyledim…

Doktorlar: yani Teletubbies gibi bir şey yaptın dediler…

İcerik indirgeme bicimlerini sevmedim, dediğim hersey insana ait çok temel seylerdi karşıya ulaşmamasına hırçınlaştım… kızdım… nefes aldım… saldım… 

Evet dedim:) tebessüm ettim…

Onları yayından kaldırdılar muhtemelen benim oyuncağı da raftan toplatırlar:)

Gülüştük…

Teşekkürler 

Teşekkürler 

Ve perde….

Oyunlar ve roller bölüşülüyor ve oynanıyordu… raporu aldım… az drama ile az  sürtünmeye bağlı az tahrik olarak…

Umursamadan…

Benden sonra 3.kez alamayan arkadas girdi… bu sefer aldı… sari saçları, makyajı ve pırlantaları ile bırak mücevherlerimizi konuşsunlar konsepti ise yaramıştı… bu da onun hikayesiydi ama mutsuz gorunuyordu…

Biraz direnmek kotu degil… tum yükü kaldıracak kuvvetimiz olamayabilir ama payımıza düşeni zorlamak vasat bi seçenek degil… 

Ben biraz iteledim… ise yaradı…. guzellik bi avantaj yaratıyor yalan degil ama asil guzellik özgüven… kendi farkındalığı olan ve kendine güvenen bir imaj çizin… sizi sindiremeyeceklerini, düzene sokup tespihe boncuk yapamayacaklarını görünce zaten raporu veriyorlar…

Oldugunuz gibi gidin yeter:) tum sorular bildiginiz yerden çıkacak…”

Pembe tezkere ve daha birçok konuda eskiye göre çok daha iyi bir durumda olduğumuz kesin. Gidecek daha çok yolumuz olabilir; ama her ne zaman bir eşcinsel ayaklansa, Onur Yürüyüşü yasaklansa ya da gazlara rağmen durdurulamasa, bir adım daha ileriye gidildiği kesin! “Buradayız, varız!” diye haykırmaya devam.  Şu da kesin ki; “dünya yerinden oynar, ibneler özgür olsa!”