ZEYNEP ÖNKAYA: CİNSİYET AYRIMSIZ BİRBİRİNİ SEVMENİN AYIP OLMADIĞI GÜNLERİ GÖRMEK İSTİYORUM!

Bundan 12 yıl önce “Bazıları Çabuk Bıkar” ile pop müzikte yeni bir soluk olan Zeynep Önkaya, bu çalışma sonrasında ortalarda pek görünmemişti.  Tarkan ve Sezen Aksu gibi önemli isimlerin vokalistliğini de yapmış olan Önkaya’nın muhteşem dönüşünü müjdeleyen yeni şarkısı “Beni Aşkla Sınama”nın tadını çıkarma zamanımız geldi.

Röportaj: Mert Bell

lk şarkınızın ardından geçen 10 küsür senede piyasanın kuralları değişti mi sizce? Türk müzik piyasasının nihai durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet dolu dolu 12 yıl geçti.  “Beni Aşkla Sınama”yla birlikte gördüm ki daha hızlı tüketilen, dikkatlerin azaldığı, iyi şarkıcılığın daha geri planda olduğu ama bunun yanında daha yaratıcı, daha özgür bir platform var…  Rahat sözler ve duruşlar hoşuma gidiyor. Büyük bir mücadele var. Herkesin çok acelesi var.

Siz neler dinliyorsunuz? Kimlerden ilham alıyorsunuz?

Ben uzun yıllardır dans müziği dinliyorum. Djleri takip ederim. Ama bir Bach, ya da Erik Satie’ye ya da canım çektiğinde bir “Sade – No Ordinary Love” da beni uçurabilir. House, dans, progressive, elektronik müzik  karakterimle buluşan yapısından dolayı hayatımda hep oldu. Moloko’yu çok severim (Roisin Murphy). Şarkılarını sahnede de çok severek söylerim. Kylie Minogue, Daft Punk dinlerim, Pharrell, Sade, Beyoncé, Bruno Mars, Justin Timberlake, Mor ve Ötesi, Ajda Pekkan, Raf (İtalya’nin çok onemli müzisyenlerinden, “Self Control” şarkısının bestecisi), yine İtalya’nin divası Mina… Daha çok var.

GZONE DERGİ’NİN “ARALIK 2016 ” SAYISINI AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARA TIKLAYARAK ÜCRETSİZ OKUYABİLİRSİNİZ…