863269c786
cagla-sikel

ZİAN ZİANGİL YAZDI: TELEVOLE DÖNEMİNDEN MAGAZİN SKANDALLARI

GZone Dergi’nin çılgın yazarı Zian Ziangil, Televole Döneminden Magazin Skandalları’nı kaleme aldı. O günleri hatırlamak isteyenler ve hiç bilmeyenler için bir kaynak değerindeki yazı aşağıda…

Son yıllarda sürekli Türkiye’de magazin öldü, skandal olmuyor, nerede o eski polemikler gibi serzenişlerde bulunsak da 2017 yazı öyle skandallara sahne oldu ki bazıları için mide bulandırıcı dersem abartılı bir açıklamada bulunmuş olmam. 90’ların ikinci yarısından 2000’lerin ortasına kadar süre gelen “Televole dönemi” içindeki magazin skandalları ise tabii ki asla mide bulandırıcı değildi. Belki de sosyal medyanın olmaması nedeniyle tüm skandallar sürekli süzgeçten geçirilmiş şekilde servis edildiğinden olsa gerek, olaylara her zaman mizahi yönden bakılırdı. Bu nedenle teknelerde iğrençleşenleri, Photoshop’la liposuction yaptırıp mayolu pozlarını yedirmeye çalışanları falan şimdilik bir kenara bırakıyor ve Televole dönemine minik bir yolculuk yapıyoruz.

Tostumu Yedim Seni Odamda Bekliyorum

2002 yılında gerçekleşen skandal, yeni jenerasyon tarafından bile gayet iyi biliniyor. Zira dönemin en çapkın mankenlerinden olan Çağla Şikel, evli meslektaşı Şenol İpek’e öyle bir SMS göndermişti ki mesajı nesilden nesile aktarıldı. “Tostumu yedim seni odamda bekliyorum” mesajı (nasıl magazincilerin eline geçti bilinmez) o dönem kıyameti koparmış, Şenol İpek ve Yüksel Ak’ın ayrılmasına sebep olmuş hatta ve hatta Çağla Şikel’in bağlı olduğu ajanstan kovulması bile gündeme gelmişti.

Şaziye Bar’ın Tuvalet Penceresi

Şimdi de 1999 yılına gidiyoruz. Ruhsar’la fırtınalar estiren, Şamdan’da at üstünde verdiği çırılçıplak pozlarıyla kadın-erkek herkesin rüyalarını süsleyen Hande Ataizi, estetik konusunda Ajda Pekkan ve Deniz Akkaya arasında bir yerde durmuştur her zaman. Yine bilmem kaçıncı burun estetiği ameliyatı sonrası Bodrum’daki Şaziye Bar’da eğlenen oyuncu, gazetecilerin kapıda kendilerini beklediğini duyunca gözaltı morlukları ve bandajlarıyla görüntülenmek istemediği için dahiyane bir fikir bulmuş ve tuvalet penceresinden kaçmak istemişti. Pencerenin yüksekte olduğunu hesaba katmadığı için olduğu yerde sıkışıp kalmış ve magazin hafızamıza kazınan ilk skandalına imza atmıştı.

Feraye Mi, Ferrari Mi?

“Alkol bütün kötülüklerin anasıdır” temalı bu skandalımızın kahramanı ise Kaya Çilingiroğlu. Hülya Avşar’la hala evli olduğu dönemde bir bar çıkışı oldukça çakırkeyif olarak magazincilerin sorularına maruz kalan Çilingiroğlu, gözü yarı açık yarı kapalı olarak cevap vermeye çalışırken öyle bir soru geldi ki resmen bir evliliğin bitişinin temelini attı. Çilingiroğlu’nun eğlendiği bara Ferrari marka bir arabayla geldiğini fark eden bir muhabir “Ferrari’yi yeni mi aldınız Kaya Bey?” diye sorunca Çilingiroğlu son derece karikatür bir Levent Kırca sarhoşluğu edasıyla “Siz Feraye’yi nereden tanıyorsunuz?” şeklinde cevap vermiş ve yasak aşk “yanlışlıkla” ortaya çıkmıştı. Böylece Adriana Lima’dan önce Hülya Avşar aldatılmış ve ülkece güzel kadınların da aldatılabildiğini öğrenmiştik.

Hayrola Çay Bahçesi

Şimdi de 2006 yılındayız. Sanem Çelik “Kara Melek”ten sonra gittiği Amerika’dan “Aliye” dizisi için dönmüş ve dizi bilek kestiren konusuyla çok kısa bir sürede fenomen olmuştu. Haliyle hiçbir magazinel yönü olmayan Sanem Çelik de aniden magazincilerin rotasına girmeyi başarmıştı. Bir gece Çelik ve “Aliye”nin evli yönetmeni Kudret Sabancı (sonradan meşhur olacak) Hayrola Çay Bahçesi’nde bir cipin içinde samimi bir şekilde yakalanınca, bize de Sabancı’nın oyuncu eşi Esra Akkaya’nın aylarca sürecek program program gezmelerine ve overdoz dramına maruz kalmak düşmüştü.

Sibel Can & Karahan Çantay ve Karagümrük Mafyası

Yeni nesil bilmez ama eğer Türkiye’yi terk etmeseydi ülkenin en yakışıklı erkekleri arasında ilk sayılacak isim kesinlikle Karahan Çantay olurdu. 1995 yılında Mr. Turkey yarışmasında birinci olan Çantay daha yarışma gecesi Sibel Can’ın radarına girdi ve tam 3 yıl sonra 1998 yılında Londra’da bir otelden çıkarken görüntülendiler. O dönem Hakan Ural’la evli olan Sibel Can, bu skandalın üstünü kapatmaya çalışırken başka bir manken tarafından Karahan Çantay’la seks kaseti olduğu iddiasıyla şantaja uğradı ve bu şantajı “kendi yöntemiyle” püskürtmek istedi. Bunun için uzak akrabası Karagümrük mafyası Nuriş lakaplı Nuri Ergin’i devreye sokan Can, dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde “azmettiricilik”ten yargılandı. Hakan Ural’la birlikte ağlaşarak yaptıkları basın toplantısı, Gülben Ergen’in Allah kolyesi & beyaz gömlek kombinli basın toplantısından sonra, Tamer Karadağlı’nın “ben bir hata yaptım” konulu basın toplantısından önce gelir.

BU DOSYA VE GZONE DERGİ’NİN “EYLÜL 2017 ” SAYISINI AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARA TIKLAYARAK ya da CİHAZINIZA İNDİREREK ÜCRETSİZ OKUYABİLİRSİNİZ…

 

İlginizi Çekebilir

cilgin-trendler

YEŞER SARIYILDIZ YAZDI: BİR ANDA BELİRİP HAYATIMIZI ELE GEÇİREN TRENDLER

GZone Dergi yaşam yazarlarından Yeşer Sarıyıldız, Eylül 2017 dergimiz için BİR ANDA BELİRİP HAYATIMIZI ELE ...